Surata bakıp ilaç yazmak

Surata bakıp ilaç yazmak

Çoğu zaman sizde görmüşünüzdür, ya da bizzat yaşamışsınızdır. Mide bulantısı, ateş, ishal vb. hastalık şikâyetleriyle başvurduğumuz hastaneden çoğu zaman muayene bile edilmeden ayrılıyoruz. 3 dakikadan daha kısa süren doktor odasına giriş- çıkış ritüelinden sonra elimize tutuşturulan bir reçeteyle hastaneden ayrılmak zorunda kalıyoruz.

Türkiye’de son yıllarda sağlık sektöründe ciddi yatırımlar yapılıyor. Son teknoloji hastaneler ‘şehir hastaneleri’ ile bir tık ileriye taşındı. Bu yatırımlara rağmen sağlıktaki hizmetin vatandaşlardaki beklentiyi karşılayamadığını düşünüyorum.

Donanım açısından belli hastanelerin belirli konumlarda toplanması, alanında uzman doktorların özel sektör ya da sosyal yaşam olanaklarının daha iyi olduğu büyükşehirlere geçiş yapması gibi nedenlerden dolayı hastanelerde yığılma yaşanıyor. Tabi haliyle bu durum hasta ve hastalık tanısında olumsuz bir etki yaratıyor.

Herhangi bir hastalık için hastaneye başvurduğumuzda ilk başta bir muayene yapılmasını bekleriz. Fakat özellikle son yıllarda doktorluk mesleğinde yaygınlaşan bir durum gözlemliyorum. Bazı doktorlarda, hasta muayene için odasına girdiğinde; koltuğundan bile kalkmadan hastaya sorulan birkaç soru neticesinde reçete yazma akımı aldı başını gidiyor. Tabi bu işin hakkını verip yapan doktorları tenzih etmek lazım.

Muayene etmeden reçete yazmak aldı başını gidiyor. Peki muayene bile yapılmadan hastalığımızı nerden biliyorlar?

Devamlı ilaç kullanan birinin ilaç hakkında danışma, ya da uzun süreli tedavi süreçleri dışında hastaların mutlaka muayene edilmesi gerekmez mi?

Tıp eğitimi gören her öğrenciye ilk öğretilen 'Hasta herhangi bir şikâyeti ile size başvursa bile siz hastanın muayenesini tepeden tırnağa eksiksiz yapın’ diye bir kural yok mu?

Şüphesiz her doktorun uzmanlık alanı farklı. Kendisine başvuran bir hastayı alanı dışında bile olsa genel bir muayene yapmalı, yani beklenen o…

Bazı doktorlara bu durum karşısında duyulan rahatsızlık iletildiğinde ’’Hastanın sorularıma verdiği cevaplardan ve görünüşünden tanıyı koyabiliyorum’’ diye garip bir savunma yapıyorlar.
Bu doktorların savunmasından yola çıkarsak; hasta şikâyetlerin nedenlerini internetten arayıp tahmini bir tanı koyabilir ve ona göre ilaç alıp tedavisini kendi görebilir. Peki bu ne kadar doğru?

Birçok hastalığın belirtileri hemen hemen aynıdır. Muayene edilmeden yazılan her reçete yanlış tedavi veya zamanında müdahale edilmemesinden dolayı yaşanan ölümleri artırmaz mı?

Muayene yapılmadan yazılan her reçete hastanın doktora olan güvenini zedeler. Yukarıda söylediğim gibi daha ciddi sonuçlar da doğurabilir.

Her ne sebeple sürdürülüyor olursa olsun ‘Surata bakıp ilaç yazmak’ bir an önce son bulmalı.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz